BLOG OLUŞTURUN

Ara:
 

Kullanıcı: zayiflamayontemleri  
en son güncelleme: 07-19-2010 16:50  
   Fazla Kilolardan Kurtulalım [07-19-2010 16:46]   

Hücresel absorbsiyon sonrası Hg0 merkürik iyonlara okside olur (Hg++) ve bu iyonlar vücutta cıva bileşikleri meydana getirirler. Bu absorbe edilen cıva oksidasyon işlemleri ile idrarla dışarı atılır (9). Besinlerle günde 20µg cıva alındığı tahmin edilmektedir(4). Isaacsson ve arkadaşlarına sağlıklı besinnler tüketerek yaşamızıza zayıf devam edelim hem fazla kilolardan hemde sağlıklı olalaım.
göre ise bu oran 5µg/gün şeklindedir (8). Cıvanın dağılımı kimyasal şekline,bir dereceye kadar da giriş yoluna bağlıdır. Elemental cıva hızlı olarak Hg+2 �e ,organik cıva bileşikleri de bir miktar Hg+2 ye oksitlenir.

İnorganik cıva beyin karaciğer ve böbreklerde depolanır. En çok böbreklere affinite gösteren cıva bileşikleri başlıca bu organda toplanırlar. Glomerüler etkiler yüksek molekül ağırlıklı proteinlerin prevelansındaki artış sonucunda proteinüriye bağlı olarak gelişen nefrotik sendroma kadar gidebilir. Primer olarak idrarla dışarı atılır, az bir kısmı ise safra ve salgı sistemleriyle atılır ki bu maruz kalınmadan aylar sonra da devam edebilir(15). Amalgam dolgulardan açığa çıkan cıva elemental cıva buharıdır ve solunduğunda %80� absorbe olur. Çiğnendiği takdirde gastrointestinal sistemden de kolayca absorbe olur. Diğer olası absorbsiyon yolları ise oral mukoza ve pulpal dokudur (8). Cıvanın 100-200 ngHg/ml deki zararlı kan seviyesi gastroenterik, renal ve respiratuar semptomlara yol açar. Cıvaya maruz kalmayan
bireylere nazaran diş hekimlerinde bu değer yüksek olarak bulunmuştur (15). Amalgam sökümü işlemleri sırasında cıva buharı kuru sökümde ıslak söküme nazaran daha yüksek seviyelerde bulunmuştur (1). Her ne kadar bu değer zararlı etkilerle ilişkili değilse de; sinirlilik, hafıza kaybı,
uykusuzluk ve depresyon şeklinde nörolojik semptomlara yol açmaktadır (1,3,15). Araştırmalar kan-beyin bariyerini kolaylıkla geçebildiğini; beyin ve kas dokularında kıyaslanabilen konsantrasyonlarda bulunduğunu göstermiştir. Pek çok araştırmada kalp dokularına da cıvanın geçtiğini, vasküler ve kalp hastalıklarına neden olduğunu göstermiştir ayrıca hamilelikte de plasenta yoluyla embriyoya geçebilmektedir. Embriyonun kan cıva konsantrasyonunun annenin kan cıva konsantrasyonundan 30 misli fazla olabileceği araştırmalarla kanıtlanmıştır (11). Bizim amacımız diş hekimliği kliniklerinde çalışan diş hekimleri ve öğrencilerinin ve yardımcı personelin kan-cıva seviyelerini belirleyerek kronik cıva zehirlenmesi açısından değerlendirmektir.


Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Konservatif Diş Tedavisi Anabilim Dalı ve Pedodonti Anabilim Dalı�da staj yapan son sınıf öğrencileri, öğretim üye ve yardımcıları, yardımcı klinik personeli, serbest diş hekimleri ve hastane ve polikliniklerde çalışan diş hekimlerinden araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul edenler, meslekte çalışma sürelerine göre ve birim zamanda amalgam sökme ve amalgam dolgu yapma sıklıklarına göre sınıflandırılmak suretiyle kan örnekleri alınarak soğuk buhar atomik absorbsiyon spektrometresiyle incelenmiş ve cıvaya mesleki olarak maruz kalınma ile kan-cıva seviyeleri arasındaki


  

Geri İzlemeler


GERİ İZLEME ADRESİ: http://www.blogulkesi.com/trackback/1835

   Yorum

   Bir yorum gönder
İsim:


E-posta:


Başlık:


Yorum:


Kod:

Yazar hakkında

Yazar ile iletişim kur
Kategoriler

En son notlar
Dengesiz Beslenmeyin
[07-19-2010 16:50]
Fazla Kilolardan Kurtulalım
[07-19-2010 16:46]
Güzel Günler Yaşamak Hakkımız
[07-19-2010 16:44]
Düzenli Kilo Verme
[07-19-2010 16:39]
Kilo Verme Çabası
[07-19-2010 16:37]
Fotoğraf albümleri








A service of blogulkesi.com